Çağlar Çabuk

Bir kitap tutuyorum elimde. Adı Solu-Can. Bu kitabı henüz yayınlanmadan okuma ayrıcalığım oldu. İletişim sürecinde çalışma ayrıcalığım oldu. Hermafrodit...

Aslı Azman

İşitme engelli olduğunu bu röportajla anladım desem garip mi olur? Ama öyle. Sen beni bir çok tanıdığımdan daha iyi...

Mine Ekinci

Onu ilk kez gördüğümde bir sosyal sorumluluk projesi ile ilgili fikir alışverişi yapıyorduk. Belki de hayatımda ilk kez genç...

Burcu Yapar Uç

Onu tanıdığımda öğrenciydi. Üstelik benim müşterimdi. Orası başka bir hikaye ama esas olan o ve arkadaşları, kimsenin almadığı bir...

Müzedeki Masumiyet

Bir gün bir arkadaşım profilinde şöyle yazdı. “İnsanlar ikiye ayrılır: Orhan Pamuk sevenler ve sevmeyenler!” Espriydi elbette ama yorumlarda...
Ağaca Konanlar
Çağlar Çabuk
Ağaca Konanlar
Aslı Azman
Ağaca Konanlar
Mine Ekinci
Ağaca Konanlar
Burcu Yapar Uç
Genel, Hayalci
Müzedeki Masumiyet

Fısıltılar

Hiç kimse izlemiyormuş gibi dans et,
Hiç incinmemiş gibi sev,
Hiç kimse dinlemiyormuş gibi şarkı söyle,
Dünya cennetmiş gibi yaşa…!
Mark Twain

 
Hayalci

Yeniden ağaçtayız!

Bundan neredeyse 7 yıl önce Bayankuş yolculuğuna başlarken ne çok hayal kurmuştum. Burası özel kadınların buluşma yeri olacaktı. Birbirimizi burada tanıyacak, güzel dostluklar geliştirecek, uçacak, uçacak uçacaktık. En çok da geceleri. Çünkü ben günlük hayatın kargaşasından ancak geceleri kurtulup, sevdiğim şeyleri yapabilen biriyim. Ve sorular sormak, hayata, insanlara, yanıtları okumak, onları paylaşmak çok hoşuma gidiyor.

Devamı

Siz de Ağaca Gelin!

Bir hikayeniz var mı?
Paylaşmak istediğiniz duygular,
düşünceler ve konular için bana yazın.
Ağaca konun bizimle.
Bayankuş bu yüzden var!

Şimdi yazın
Ağaca Konanlar

Cemre Yeşil

Cemre Yeşil  FilBooks’ta “fil bakıcılığı” yapıyor. Karaköy’de yıllardır fil ruhu dağıtan bu özel mekanı –FilBooks’a sadece mekan demek doğru değil, o bir karışım- ailesiyle kurdu. Diyor ki web sitesinde, “FilBooks fotoğraf kitaplarına, kahvelere ve atölyelere adanmış bir mekandır.” Fotoğrafçı yönüyle…

Devamı…
Ağaca Konanlar

İncila Bertuğ

Taş plakta damıtılmış bir melodinin eşliğinde hikayeler dinlemek istersem aklıma İncila Bertuğ gelir. Eski İstanbul’u, o İstanbul’un eski sokaklarını, eski bir çeşmesini yanı başında yaşayan insanlara bandıra bandıra tatmak istersem… Klasik Türk Müziği’nin artık giderek daralan koridorlarında zevkle dolaşmak istersem……

Devamı…
Ağaca Konanlar

Müge İncecik

Ufak tefek kararlı bir kadın. Kurumsal yaşamın en zorlu alanlarından birinde emek verirken, aklına gelen çılgınca bir fikri de hayata geçirecek enerjiyi buldu. Yaptığı işin tüm ciddiyetiyle hafiften dalga geçer gibi “Palyaço’ resimlerini yapmaya zaman buldu. Geziyor da üstelik. Ama…

Devamı…
Ağaca Konanlar

Ayşim İncesulu

Ben Ayşim’i güzel sohbetlerle, güzel müziklerle, güzel gülüşlerle tanıdım. Ama onu ilk sevdiğim gün bir çocuğun başını okşadığı gündü. Özel bir çocuktu sevdiği, muhtemelen hiperaktifti. Elleriyle, güzel bakışlarıyla hafifletti çocuğun telaşını sanki. Çocuk Gelişimi ve Eğitimi Uzmanı, Psikolojik Danışman Rehber…

Devamı…
Ağaca Konanlar

Yonca İnal

Şehir Tiyatroları oyuncusu Yonca İnal’ı benim gözümde bir Bayankuş yapan şey, içindeki bitmez enerji. Çocuklarla ÇEB’de yaptığı işler, ÇEB’teki çocuklarla birlikte “özel çocuklara” yönelik çalışmalar yapması, bir oyun yazması aniden, bir şarkının sözlerini mırıldanıvermesi. Kızımın ilk öğretmeni oluşu ve kızına…

Devamı…
Hayalci

Yeniden ağaçtayız!

Bundan neredeyse 7 yıl önce Bayankuş yolculuğuna başlarken ne çok hayal kurmuştum. Burası özel kadınların buluşma yeri olacaktı. Birbirimizi burada tanıyacak, güzel dostluklar geliştirecek, uçacak, uçacak uçacaktık. En çok da geceleri. Çünkü ben günlük hayatın kargaşasından ancak geceleri kurtulup, sevdiğim…

Devamı…
Hayalci

Kız Kule’m

Benim var. Kapımın önünden kalkıyor teknesi. Biniyorum, Asya ve Avrupa’nın tam ortasında, iki kıtanın dalgalarının birleştiği noktada, kapısından kendinden büyük gemiler geçtiği için her daim ürkek, bir gelen olduğunda tüllerinin ardına gizlenen bir Kız Kule’m var. Eşlikçi martıları, boğazın balıkları,…

Devamı…
Ağaca Konanlar

Kerem Yılmazer vardı.

Güzel güler, güzel konuşur, karşıdan bakıldığı kadarıyla güzel yaşardı. Eskiden ünlüler sanki büyüme hamurumuzun içindeki baharatlardı, yakın olurlardı, sevilir, sayılırlardı. Tek kanallı aklımızın içinde sayıları zaten iki elin parmakları kadardı. Kerem Yılmezer dendiğinde belki bugün bir genç bir şey anımsamaz…

Devamı…