Archive for Bayankuş’un Günlüğü

Öpüp koklayın anımsayın gülümseyin!

Nis 10, 2011 No Comments by

Benim depresyon lüksüm yok. Bir dönem kendi kendime de çok söyleyip durmuşumdur bunu. Depresyonda olmak için “unutulup, terk edilmiş olmak” şartı da yok aslında. Bizler her an/her şartta bulabiliriz kendimize kocaman kocaman, altından kalkılamaz(!) nedenler. Benim canım da çekmiştir zaman zaman o bulutlu, ultra/melankolik havayı soluyabileceğim anları ama elde olmayan nedenlerden havaya girememişimdir. Kendimi yataklara […]

Bayankuş'un Günlüğü Read more

"Veli toplantısı tutanağı" tadında bir yazı

Nis 03, 2011 No Comments by

Ben alışığım oğlum ile ilgili “çok yaramaz” “çok ama çok hareketli” “bir an bile yerinde durmuyor” şeklinde tanımlamalar duymaya. Okuldan gelen uyarılara/şikayetlere de… Sonra ana sınıfında masaların tepesine tırmanıp oradan atlarken, bilgisayarı devirip kırma noktasına kadar geldiğinde aranmaya; Yılsonu töreninde marş okunurken öne atılıp ciddiyetsiz tavırlar sergilediği için imalı sözler duymaya… Evet tüm bunlara ve […]

Bayankuş'un Günlüğü Read more

Aklımın kalbime taşındığı günler

Mar 26, 2011 4 Comments by

Lale ve enginar dolu sokaklarda sakin sakin yürüyorum… Dura dura… Baka baka… Her zaman bu kadar sükûn içinde olamıyorum; keyfini çıkartmalıyım, diye düşünüyorum bir yandan da. Dura dura çünkü olabildiğince kulak misafiri olmak istiyorum tanımadığım hayatlara, bilmediğim öykülere… Yasak mı? Öyle de olsa hoşuma gidiyor bu benim. Baka baka çünkü merak ediyorum beşerin ahvalini, ne […]

Bayankuş'un Günlüğü Read more

Tüm kötülükleri koynuna alıp uykuya daldı kış

Mar 17, 2011 2 Comments

Tutulmamış sözler Dinlenmemiş öyküler Yanıtsız kalmış sorular Sahip çıkılmamış yeminler Saygı duyulmamış ruhlar Önemsenmemiş bedeller Umursanmamış bedenler Kabullenilmemiş yükler Yazık edilmiş yıllar Yok sayılmış ihtimaller Küçümsenmiş düşler Sahte mazeretler Gereksiz fedakârlıklar Hoş tutulmamış yürekler Boşa harcanmış saatler Zamansız tesadüfler Uyanılamamış rüyalar Dokunulmamış güzellikler Kaçırılmış trenler Beklenmedik vazgeçişler Umulmadık vedalar Kederli bekleyişler Zehirli yalanlar Hapis kalmış […]

Read more

Sezginin dansı

Mar 14, 2011 No Comments

Bedenim kıpır kıpır ve ılık nefesini bekliyor baharın… Serin kış buğulu sesiyle: Dans et! Dans et! diye fısıldıyor sanki, bekleme boşuna diyor. Pazar sabahı bir rüyadan uyanıyorum ki bütün gece dans etmişim… Dönüyor başım. Gece, hevesle, hasretinde olduğum güneş renkleriyle semah eden bir Şems resmi çizmekteyken o ilahi raksın ritmine kapılmış olmalıyım… Rüyam da güneş […]

Read more

İçimde neler var!

Mar 08, 2011 2 Comments

Kim inkâr edebilir ki? Bir çeşit semboldür sütyen. Kadınsan sütyen giyersin o kadar! Ama bir şeyi unutmamalı; O içeride kalan, minik saklı ayrıntının ifade ettiği bir yığın ayrıntı daha var: Giz, Mahremiyet, Dişilik, Hoş dekolte Seksapel, Özgüven…. Hepsi ama hepsi onun içinde gizli. Ve her ayrıntısı da çok çok özel, kadının kendisi gibi pek tabii […]

Read more

Fevkalade ihtimaller ve zalim ihtimalsizlikler

Mar 06, 2011 2 Comments

Kış sonu, sağı solu belli olmayan sevgiliye benzer. Bir bakmışsın gün, güneş, ışık, çiçek; bir de bakmışsın ki bulut, karanlık, gözyaşı… Günlük güneşlik başlayan bir kış havasının fırtınalı bir ikindi sonrasına dönüşmesi gibidir sabaha tatlı öpücükler ve iltifatlarla başlamışken küçücük anlamsız bir nedenden çıkan kocaman kavgalar. Ani bastıran sisler de beklenmedik tatsız haberlerden farksızdır. Hani […]

Read more

83 Yaşındaki Anneannem ve Bay Oscar

Mar 01, 2011 5 Comments

Benim anneannem tam 83 yaşında. O hala hayat dolu, capcanlı ve neşelidir de. Kaymak gibi pürüzsüz, ışıl ışıl bir cildi; gür ve sağlıklı gri saçlarıyla doğanın kendini yenilemesine fevkalade bir örnek ve de taşıdığım genetik miras ile gurur duymam için çok yeterli bir sebeptir kendisi. Hayata karşı tutkulu tavrı; meraklı yeşil gözleri; en sevdiği renk […]

Read more

Bir şey, insana ait…

Şub 27, 2011 No Comments

Sözcükler aşkına çıktığım yolculukları asıl içine düştüğüm kaygı halleri ateşlerken… Ve kraliçe hüzün beklerken buruk melodiler eşliğinde lirik dansımı… Sıcak bir durup kalma hissettiğim olur bazen; söyleyemem de nedenini… Sıcak çünkü kıpır kıpırdır da içim, dile gelmeyi becerememiştir bedenim. Kimi zaman da aynı ruh haliyle yazamadığım günlüklerim gibi bu gün de bayankuşun şubat takviminden koparıp […]

Read more

Kasımın yüz yedisi bugün

Şub 22, 2011 1 Comment

Havada cemre pırıltıları var. Çünkü iki gün önce cemre düştü havaya. Yine görünmeden kimselere, yine sezdirmeden usulca düştü gelecek baharımızın başlangıcına. Cemrenin sözcük anlamı kor halinde ateştir. Yakar/ısıtır düştüğü yeri yani. Bu gün kasımın yüz yedisi. Şubatın yirmi ikisine kasımın yüz yedisi demem de çok çok eski bir takvim diliyle konuşuyor olmamdandır. Bir zamanlar 365 […]

Read more

Zaman treninde şubat ve kadın

Şub 20, 2011 No Comments

Şubatın sondan bir önceki pazarı bu gün… Biraz hüzünlü biraz yolculuk telaşında bir pazar bu… E tamamladı sayılır görevini. Sevgilileri buluşturdu. Aşıkları sevindirdi kim bilir belki küsleri bile barıştırdı. Tüm o tatlı heyecanlar, sevgi sözcükleri, buluşma telaşları, aşk yeminleriyse bitti işte. Ne acı ki eski küçük ve olağan hayat akışına dönüverdi herkes. On beşinde bile […]

Read more