Archive for Masallar

Gönül gözü

Mar 17, 2011 No Comments by

Bir hastane odasında iki adam birlikte kalıyorlardı. Hasta adamlardan bir tanesi duvar dibinde pencereyi görmeyen bir yatakta, diğer ise pencerenin hemen yanındaki yatakta yatıyordu. Her iki hasta da yerlerinden kalkamadıkları için yattıkları yerden sohbet ediyorlardı. Pencere kenarındaki adam dışarıdan sıcacık bir güneşin parladığından, bahçenin mis kokulu çiçeklerle kaplı olduğundan ve masmavi gökyüzünden bahsediyordu diğer adama. […]

Masallar Read more

Ne duymak istersen, onu duyarsın!

Mar 05, 2011 1 Comment by

Newyork’ta bir grup arkadaş, öğle yemeği molasında dışarı çıkarlar. Grup üyelerinden biri kızılderilir. Newyork’un en işlek caddelerinden birindedirler ve birbirine karışan korna, siren, araç ve insan sesleri arasında Kızılderili olan, bir cırcır böceği sesi duyduğunu söyler. Diğerleri ona inanmazlar ve böylece bir arama başlar. Kızılderili, binaların arasında avuç içi kadar kalmış bir yeşillikte sesini duyduğu […]

Masallar Read more

Eski bir aşk hikayesi

Şub 28, 2011 1 Comment by

Moses Mendelssohn çok kısa boylu ve garip bir kamburu olan bir adammış. Günlerden bir gün, Hamburg’da yaşayan bir işadamını ziyarete gitmiş. İşadamının, Frumtje adında çok güzel bir kızı varmış. Moses, bu güzel kıza umutsuz bir aşkla tutulmuş. Fakat güzel kız onun çirkin görüntüsünden dolayı değil onun sevgisine karşılık vermek, yüzüne bile bakmak istemiyormuş. Şehirden ayrılacağı […]

Masallar Read more

İyilik ve kötülük

Şub 22, 2011 1 Comment

Yaşlı kızılderili reisi kulübesinin önünde torunuyla oturmuş, az ötede birbirleriyle boğuşup duran iki kurt köpeğini iziliyorlardı. Köpeklerden biri siyah, biri ise beyazdı ve oniki yaşındaki çoçuk kendini bildi bileli o köpekler sürekli dedesinin kulübesinin önüde boğuşup duruyordu. Bu iki köpek dedesinin sürekli göz önünde tuttuğu, yanından ayırmadığı iki kurt köpeği idi.  Çocuk kulübeyi korumak için […]

Read more

Ben onun kim olduğunu biliyorum

Şub 20, 2011 No Comments

Yaşlı bir beyefendi, sabah erken evinden çıkmış, yolda ilerlerken, bir bisikletlinin kendisine çarpması ile yere yuvarlanmış ve hafif yaralanmış. Sokaktan geçenler yaşlı beyi hemen en yakın sağlık birimine ulaştırmışlar. Hemşireler, adamcağızın yarasına pansuman yapmışlar ve “biraz beklemesini ve röntgen çekerek her hangi bir kırık veya çatlak olup olmadığını inceleyeceklerini” söylemişler. Yaşlı beyefendi huzursuzlanmış, ‘acelesi olduğunu […]

Read more

Seven adamla papatyanın öyküsü

Şub 16, 2011 1 Comment

Sevgisiz adam, bir gün şans eseri bir çiçek bahçesinde bulmuş kendini, bahçedeki çiçekleri hiç düşünmeden ilerlemiş bir süre.  Bir düzlüğün ortasında mola vermiş bir ara.  Etrafına bakmış bir süre, hiç bir çiçek bir şey ifade etmemiş ona. Sonradan yıkılan bir ağaç görmüş ve onun yanında bir papatya. Papatya kendinden emin, o köşede yıkılan ağacın yanında […]

Read more

Bir gülümseyişin etkisiyle…

Şub 09, 2011 No Comments

Küçük bir kız, hüzünlü bir yabancıya gülümsedi. Bu gülümseme adamın kendisini daha iyi hissetmesine sebep oldu. Bu hava içinde yakın geçmişte kendisine yardım eden bir dosta teşekkür etmediğini hatırladı. Hemen bir not yazdı, yolladı. Arkadaşı bu teşekkürden o kadar keyiflendi ki, her öğle yemek yediği lokantada garson kıza yüklü bir bahşiş bıraktı. Garson kız ilk […]

Read more

Satılık köpek yavrusu ve çocuk

Şub 06, 2011 No Comments

“Satılık Köpek Yavruları” ilanının hemen altında küçük bir çocuğun başı gözüktü ve çocuk dükkan sahibine sordu : -“Köpek yavrularını kaça satıyorsunuz?” Dükkan sahibi : -“30 dolarla 50 dolar arasında değişiyor fiyatları” dedi -“Benim 2 dolar 37 sentim var” dedi çocuk -“Bir bakabilir miyim yavrulara” Dükkan sahibi gülümsedikten sonra bir ıslık çaldı ve köpek kulübesinden beş […]

Read more

Silkelen, yukarı çık

Oca 27, 2011 No Comments

Bir gün, bir çiftçinin eşeği kuyuya düşer. Adam ne yapacağını düşünürken, hayvan saatlerce anırır. En sonunda çiftçi, hayvanın yaşlı olduğunu ve kuyunun da zaten kapanması gerektiğini düşünür ve eşeği çıkartmaya değmeyeceğine karar verir. Bütün komşularını yardıma çağırır. Her biri birer kürek alarak kuyuya toprak atmaya başlarlar. Eşek ne olduğunu fark edince, önce daha beter bağırmaya […]

Read more

Karınca ve Aslan

Oca 11, 2011 1 Comment

Küçük bir Karınca her sabah erkenden işine gelir ve neşe içinde çalışmaya başlardı… Çok çalışır. Çok üretir… Ve bunları keyif içinde yapardı. Patronu Aslan, Karınca’nın başında yöneticisi olmadan kendiliğinden bu kadar hevesle çalışmasına çok şaşırırdı. Bir gün karı ve verimliliği arttırmak için aklına parlak bir fikir geldi. Eğer Karınca, başında bir yönetici bile olmadan bu […]

Read more