Archive for Hayalci

Bir adamdan çocuk yapmak…

Mar 25, 2011 2 Comments

Bir adamdan çocuk yapmaya nasıl karar verirsiniz ? Onu severek mi? O kadar basit mi? Şefkatinin bitmeyeceğinden, bir gün çekip gitmeyeceğinden, bütün olma şansını itmeyeceğinden, emin olmadan… Vitamininizi alıp almadığınızı sormuyorsa, önünüze, unutursunuz diye bir bardak su koymuyorsa, arada bir gelip kalbinize dokunmuyorsa, ruhunuza doping yapmıyorsa… Hayalinizden öpmüyorsa sizi geceleri, dinlemiyorsa uyurken iç çekerek sıraladığınız […]

Read more

Şiirlerle… Ama en çok şarkılarla…

Şub 12, 2011 4 Comments

Güneşler batar, insanlar ölür, yeniden doğar, bugenviller basar Akdeniz’i rengarenk, Çatalca’da erguvan şenliği düşlenir, Arhavi’de yeşilin bir tonunu daha keşfederler, New Orleans’ta Priscilla kayıp notayı bulur, Roma’da Elif aradığı aşkı… Bir balina ters döner o şiirde olduğu gibi, İsveç’te belki sesini duyar Pervin, bana, bu Kıyıköy yakını orman semtine nemi bile ulaşmaz okyanusun… Ama sesler […]

Read more

Defne Joy’dan hayat fışkırırdı…

Şub 03, 2011 1 Comment

Dün arabanın içindeyken, cepten gördüm Defne Joy’un ölüm haberini ve başlıkta gördüğünüz cümleyi yazdım profilime. Yazdım. Sonra burnumu cama dayayıp, Trakya’nın İstanbul’a uzanan geniş arazilerine dikip gözlerimi, niye bu kızın ölümü içimde bu kadar teli oynattı yerinden diye düşündüm. Hamilelik duygusallığı galiba, bebeğiyle fotoğraflarını görmüştüm bir ara. Kendi gibi melez bir melek doğurmuştu. Sevinmiştim onun […]

Read more

Yanıtı bilenler parmak kaldırsın!

Oca 28, 2011 3 Comments

Siyah önlükler gitti önce. O ne öyle karafatmalar gibi dolaşıyorduk ortalıkta! Çocuk muyuz, böcek mi yoksa çiçek mi? Yakalar da acıtırdı zaten boynumuzu. Mavi şimdi önlükler, devlet okullarında en azından. Değil mi? Kara tahtalar gitti sonra. (yeşilleri de vardı, fotoğraftaki gibi ama adları karatahtaydı) Tebeşir tozundan kurtulduk. Bizim sınıfa arkadaşlardan birinin babası beyaz tahta bağışladı. […]

Read more

bir mesajınız var!

Oca 26, 2011 No Comments

Genç insanların kendilerine iş arama ve bulma çabaları bana  daima sorumluluk hissi verir. Bana ulaştırılan her bir özgeçmişi, birer ödev gibi görürüm nedense. İki seçenek vardır önümde. Görmemiş gibi, o özgeçmiş bana hiç ulaşmamış gibi yapmak veya bir iki satır yazarak yanıtlamak, mümkünse de birilerine ulaştırmak. Birincisini de yaptığım oluyor evet ama genelde ikinci şıkkı […]

Read more

Kar’a davet!

Oca 23, 2011 No Comments

Çok güzel bir güne uyandı bizim köy. Yağmur toprağı iyice doyurmuş belli. Toprak kokusu, yanına da güneş. Öyle güzeldi ki başlayan gün, tedirgin oldum. Ocak ayının yirmisinde Trakya, bir bahar gününe değil, bol karlı, bol buzlu bir kış gününe uyanıyor olmalıydı. Geçen sene bugünlerde olduğu gibi, kar, tenine işlemeliydi yeryüzünün… Dilerim daha fazla gecikmez gelir. […]

Read more

Yazarak Tedavi

Oca 20, 2011 4 Comments

Bulaşıcıdır yazma isteği. Bayankuş.com bunu kanıtlıyor. Yazmak istedim diyen mesajlar geliyor.Eşimin annesi telefonda keşke ben de yazabilseydim diyor. Amerika’dan Zeynep, ben de varım diye yazıyor. Yazı var son günlerin gündeminde. Yazı. Yazın. İnsanın en güçlü terapisi bana göre. Yıllar önce yazdığım bir yazı, kendini anımsattı ve arşivden çıkardı. Paylaşmak istedim. Yazarak Tedavi Aylar geçiyor. Sınırlar […]

Read more

Hayalcilik mesleği

Oca 11, 2011 5 Comments

Okulu yok, destek vereni yok. Bu mesleğin bir işvereni yok. Eğer kendi kendinin işvereni olmayı başarırsan, hayalci olmaya da hakkın var. Bazen biraz acılı ve pahalı ama olsun. Ben bir hayalciyim işte, kendi kendinin maaşını ödeyen. Bu site benim hayalimdi. Şimdi okuyanı bile var, kanıtı sizsiniz. Şimdilik acemiyiz biliyorum. Öyle zordu ki bölümleri kaneviçe gibi […]

Read more

İlk gece!

Oca 11, 2011 4 Comments

Sahiden inanılmaz. Dün gece, daha logosu bile bitmedi açamayız derken, kapıyı ittik kendiliğinden açıldı site, logosu da sonra konuversin canım derdimiz mi bizim? Didem, görev bilinciyle Golden Globe izledi sabaha kadar, ben sabaha kadar sitenin neresine ne koyarız düşündüm durdum, Ayşen anonsa başladı “Ho hoooyttt” diye, Murathan herhalde yorgun düştü iki günlük uğraşıdan… Ve sabah […]

Read more

Dedeciğim güzel uyu

Oca 11, 2011 7 Comments

Dedem intizamlı adamdı. Sabah kalkışı, traş oluşu, yemeğin sonunda biraz peynir yiyişi, gece çorapları, diş fırçalaması, evrak çekmecesi, duruşu, bakışı intizamlıydı. Bu intizam işi öyle abartılı idi ki esasen, yaşları 4 ile 14 yaşında değişen 4 torununa da günde kimbilir kaç kez intizam diyordu. Duyan varmış gibi! Bir şeyler öğretmek için doğmuştu dedem ve memnun […]

Read more