Archive for Hayalci

Kız Kule’m

Kas 21, 2012 No Comments by

Benim var. Kapımın önünden kalkıyor teknesi. Biniyorum, Asya ve Avrupa’nın tam ortasında, iki kıtanın dalgalarının birleştiği noktada, kapısından kendinden büyük gemiler geçtiği için her daim ürkek, bir gelen olduğunda tüllerinin ardına gizlenen bir Kız Kule’m var. Eşlikçi martıları, boğazın balıkları, gözleri ufukta kaptanları, bulut yüklü rüzgarları, iki yaka arasında milyon yıldır gidip duran dalgaları var. […]

Hayalci Read more

Şarkı Söylemek!

Kas 19, 2012 No Comments by

Ben hep şarkı söyledim. Kendi kendime, birilerine, duşta, alışverişte, evde, kırda, plajda (!)… İyi söyleyenlerin yanında kısık sesle, kendi kendime sahnede gibi. Birilerinin beni dinlediğini hayal ederek, bazen gözünün içine bakarak sevgilimin. Şarkılara öykü yazdım, öykülerden şarkı yazdım. Her zaman aklımda daha iyi şarkı söylemek vardı ama hiç hayata geçiremedim. Geçenlerde dedim ki kendi kendime, […]

Hayalci Read more

Hamile arkadaşlarıma bilgi verme yarışına girmeyeceğime namusum ve şerefim üzerine and içerim!

Nis 07, 2012 1 Comment by

Bir kaç şey var paylaşmak istediğim, doğum öncesi ve sonrası aklımda kalan. Internet üzerinde bir deneyim özeti olarak kalması faydalı olabilir diye düşündüğüm. Onları en anlaşılır dille madde madde özetleyeceğim ve başlıkta da söylediğim gibi bu süreçte ne kadar çok şey gördüm geçirdim edası ile kimseye ahkam kesmeyeceğim. Çünkü, faydalı ve günlük bilgilerin dışında, her […]

Hayalci Read more

Raphael ve 6 Nisan…

Nis 06, 2012 No Comments

Tarihte bugün sayfalarına bakmayı daima sevdim. Şu sıralar bir proje ile ilgili olarak günlük işlerimden biri tarihte bugün ne olmuş diye kontrol etmek… Bugün ilginç iki satır vardı 6 Nisan’da olanlarla ilgili. Ünlü İtalyan Ressam Raphael Sanzio bugün doğmuş ve yıllar sonra yine bugün ölmüş. Sonra bir kaç google araması, bir iki resmin içinde kaybolup […]

Read more

Öğretmenim günün kutlu olsun!

Kas 24, 2011 No Comments

Eksik bir şey olurdu hayatımda, sen benim öğretmenim olmasaydın. Güzellik timsali olmasaydın aklımda… Filiz Akın’la Emel Sayın’ın mükemmel karışımı olmasaydın. (Bence) Hadi şarkı söyleyelim demeseydin her son dersin sonunda, sahneye teşvik etmeseydin her birimizi… Geçerken dokunmasaydın hafifçe saçlarıma, kokunu hissetmeseydim taa içimde. Yazmayı sevdirmeseydin örneğin, bu site bile olmazdı hatta. Okumayı sevdirmeseydin, ziyaret edemezdim başka […]

Read more

"Hasta iken halimizi / Soranlara selam olsun*…"

Kas 12, 2011 No Comments

Bu yazı yayınlandıktan kısa süre sonra vefat etti Esin Afşar. Yazıyı kaldırmakla kaldırmamak arasında tereddüt ettim. Kalmasına karar verdim. En son cümlesini en başta yeniden yazarak. Huzurla uyuması dileğiyle… Lugal Han’ın merdivenlerinde karşılaşmıştık. Sahici bir gülümseme ile “Günaydın!” demişti. 70’lı yılların çocuğu olan ben, bu bana günaydın diyen sarışın kadının Esin Afşar olduğunu 20 saniye gibi […]

Read more

13 Yaşındaki Kız Çocukları

Kas 04, 2011 No Comments

Benim zamanımda 13 yaşındaki kız çocukları neler yapardı biliyor musunuz? Okula giderken hala önlük giyerler ama ergenlik döneminin kapısında oldukları için akılları renkli canlı giysilerde kalırdı. Okullar tatil olunca önlüklerine inat rengarenk dolaşmaları ortalıkta, o yüzdendi! Bedenlerinde alışmadıkları kımıltılar olurdu. İlk regl kanaması, ilk sütyen, ilk ağda bu yaştan sonra girerdi yaşamlarına… Bu yüzden biraz […]

Read more

lüfere saygı

Eki 15, 2011 No Comments

Bizim evde lüferin gördüğü itibarı az insan görür. Gerçek İstanbullularla lüfer arasındaki o özel bağın harika örneği Ali; lüferini asla balıkçıya temizletmez. Bir iki arkadaşından başka kimsenin pişirmesine izin vermez. Bir cerraha yakışacak yetenenekteki elleri, bıçak, çatal ve lüfer sakince dans ederler tabakta. Çok severim Ali’yi lüfer yerken izlemeyi. Hakkını vererek ve mutlu. Atlas dergisinin zamanında […]

Read more

Bazen durur hayat.

Eyl 13, 2011 3 Comments

Bizim ağacımızda da durdu işte öyle. Dondu kelimeler. Tüm bayankuşlar bir anda uçuştu. Vardı hepsinin birer nedeni. Benimki belli, bir umut getirdim dünyaya. Bir ışık topu doğurdum. Doğurmanın heyecanıyla yazılarım dondu. Işık gözlerimi kamaştırdı, kör oldum. Sonra görmeye başladım. Parlaklığını yitirdiğinden değil, ışığa alıştığımdan. Şimdi yorgun kanatlarımı çırparak ağaçtaki yerime yerleşiyor ve gecenin içinde yokolan […]

Read more

Uçarken… (Türkan Saylan'ın anısına…)

May 19, 2011 No Comments

Korkmadan dokunduğu yaralardan mı atılan taşlardan mı çıktığı yokuşlardan mı belirsiz, incecik elleri yara bere içindeydi havalanırken…   Tüm kuşlar pistin bir kenarına dizilmişti. Kızlar gibi, kardelenler gibi giyinmişlerdi üstelik… Eğer başaramazsa uçmayı onlar kanat olacaktı. Hepsi öyle pür dikkat bakıyordu, dev kuşun en büyük yolculuk hazırlığına… Önce ağır ağır geldi kalkış noktasına… Yorgun ve […]

Read more

Bebeğe ilk satırlar…

May 08, 2011 7 Comments

Ben sana hiç yazmadım. Hiç seni yazmadım. Korktum da ondan.. Vazgeçersin diye… Aman bu kadın da pek duygusalmış dersin diye. Sana nazar değer diye. Sana yazmayı severim, sonra hep isterim diye. Bir okuyan olur diye. Anlamayan olur diye. Sana hayatımın en duygulu anneler gününde ilk sözcüklerimi yolluyorum, seslerden değil harflerden oluşan, küçük peri kızı. Sadece […]

Read more