Archive for Ağaca Konanlar

Hayat, beni duyuyor musun?

Oca 24, 2011 No Comments

Şans, kısmet, tesadüf, düşeş, bu kadar olur’lar… Bazen bunların tümüyle bağlarımın koptuğunu hissediyorum. Genel olarak hayatla bağın kopuyor böyle dönemlerde. Belirtileri şöyle: Normalde dinlediğinde içini titreten bir müziği dinlediğinde hiç etkilenmiyorsun, normalde seni çok heyecanlandıracak bir şey hiç heyecanlandırmıyor, sanki hiçbir hedefin yokmuş ya da hangi hedefe ulaşırsan ulaş, mutlu olmayacakmış gibi hissediyorsun. Bu dönemler […]

Read more

Sıra dışı bir kuş…

Oca 23, 2011 No Comments

Martı Jonathan Livingston, en sevdiğim kitaplardan biri, Martı Jonathan ile aramızda bir aşk olduğunu rahatlıkla itiraf edebilirim. Tanıştığımız zamandan beri hayatım, kararlarım ve davranışlarım üzerinde çok etkisi oldu. Pek çok kararımda bana örnek oldu. Martı; kendini bulma, keşfetme, hayallerdeki mükemmelliğe ve yaşamda ki özgürlüğe ulaşma mücadelesini anlatır. Sıradışı olmayı göze alan bu nedenle sürüden uzaklaştırılan […]

Read more

Biz kadınlar neden birbirimize eziyet ederiz?

Oca 22, 2011 3 Comments

Nev-i şahsına münhasır sitemiz ve bir o kadar da nev-i şahsına münhasır köşem açıldığından beri heyecanım büyük. İlk soru geldi. “İş yaşamında yönetici pozisyonunda bulunan kadınlar neden astları olan diğer kadınları eziyor?”  diye sormuş okurum. Kapsamı biraz daha genişletip “Biz kadınlar neden birbirimize eziyet ederiz?” sorusuna cevap arayacağız bu hafta. Kadınların, yönetsel pozisyonlarda güç alanlarını […]

Read more

“Kedi Mektupları”

Oca 22, 2011 No Comments

Winston Churchill’in meşhur kedisi Jock ile sürekli tartıştığı söylenir. Ama sanmayın ki Churchill kediye bağırıp durmakta, Jock ise bir köşede onu dinlemektedir. Hayır, Jock kesinlikle tartışmanın aktif taraflarındandır! Görenler Churchill’in Jock’u, Jock’unsa Churchill’i hiç dinlemeden birbirlerine söylendiklerini aktarırlar.  Bir gün tartışmaları çok alevlendiği sırada başkan kedisine “defol evimden!” diye bağırır. Jock ise kapının eşiğine kadar […]

Read more

Billie Holiday ve Kutudaki Hayatlar

Oca 20, 2011 No Comments

Bugün işten eve dönüş yolunda, üzerinde Billie Holiday’in meşhur gözleri kapalı çığlık alan resminin olduğu afişi gördüm. Aslında birçok kez gördüğüm bir görüntüydü ve artık sıradanlaşmıştı, ama o an özellikle o görüntünün beni kendine çekmesinin ortamla ilgili bir sebebi vardı. Çevreme baktığımda insanlar ortalama bir hızda gülmeyen yüzlerle yürüyordu. Aslında düşününce hiç garip gelmediler, çünkü […]

Read more

Bir baykuş; Mehmet Esen

Oca 15, 2011 No Comments

Bazı adamlar ünlü olmayı, parıl parıl parlamayı reddediyorlar. Ya da ellerinde değil, onlar aktör oluyor,  başarılı oluyor, herkes onları tanıyor ama bildiğiniz “celebrity” durumuna geçmiyorlar. İnanmıyorsanız, işte Mehmet Esen! Bayankuşların en sevdiği baykuşlardan biri… İyi aktör,  iyi baba… O da popüler oldu canım, unutmadık mı dediniz? E o kadar da olsun ama…:) Kısacık sorularımıza, kısacık […]

Read more

Kadın kadına

Oca 15, 2011 1 Comment

Biz kadınlar, ailemiz, arkadaşlarımız, sevgilimiz/eşimiz, çocuklarımız, iş arkadaşlarımız veya yöneticimizle olan ilişkilerimiz hakkındaki sorularımızı her zaman biraz farklı sormuşuzdur. Cevapları ise ne çok inandırıcı ne de uygulanabilir bulmuşuzdur! Burada yapmaya çalışacağım şey, her hafta sizden gelen sorulara göre belirleyeceğim konular hakkında hem dürüst, hem de uygulanabilir bakış açıları sunmak ve bu işi de hem bir […]

Read more

Bir kitap:"Empatinin yitimi"

Oca 13, 2011 No Comments

Gerçeği görmekten korktuğumuz için başkalarının yüzüne bakamıyoruz, baksak da göremiyoruz. Bu bir savunma refleksi, kurban oluşumuzun en temel ifadesi. Ana rahminde pekişen ve evrilmeye başlayan “yaşam” denilen süreçte kimliğimizin nasıl oluştuğuna, doğuştan gelen duygudaşlık potansiyelimizin “kutsal aile” içinde nasıl hadım edildiğine, kendi “kurban” oluşumuzu unutmak için “ötekiler”den mutlaka yaratmamız gereken düşmanlara, bu süreçte kendi bedenimize […]

Read more

Frida Pera’da

Oca 12, 2011 No Comments

Taksim’den Tünel’e doğru akıp, Odakule koridorundan tık diye arka sokağa Pera Müzesi sokağına geçerek, Frida ve Diego ile karşılaşmak üzere Pera Müzesi kapısındayım. Normal bilet 10 TL. Butik ve şık bir müze Pera seviyorum. İnan Kıraç’ı ve sevgili eşini de severim zaten. Frida ve Diego ile karşılaşmak sahiden güzel. O tuvallerle karşı karşıya olmak. Garip […]

Read more