Aylık Arşiv

Kasım 2012

Hayalci

Kız Kule’m

Benim var. Kapımın önünden kalkıyor teknesi. Biniyorum, Asya ve Avrupa’nın tam ortasında, iki kıtanın dalgalarının birleştiği noktada, kapısından kendinden büyük gemiler geçtiği için her daim ürkek, bir gelen olduğunda tüllerinin ardına gizlenen bir Kız Kule’m var. Eşlikçi martıları, boğazın balıkları,…

Devamı…
Ağaca Konanlar

Kerem Yılmazer vardı.

Güzel güler, güzel konuşur, karşıdan bakıldığı kadarıyla güzel yaşardı. Eskiden ünlüler sanki büyüme hamurumuzun içindeki baharatlardı, yakın olurlardı, sevilir, sayılırlardı. Tek kanallı aklımızın içinde sayıları zaten iki elin parmakları kadardı. Kerem Yılmezer dendiğinde belki bugün bir genç bir şey anımsamaz…

Devamı…
Hayalci

Şarkı Söylemek!

Ben hep şarkı söyledim. Kendi kendime, birilerine, duşta, alışverişte, evde, kırda, plajda (!)… İyi söyleyenlerin yanında kısık sesle, kendi kendime sahnede gibi. Birilerinin beni dinlediğini hayal ederek, bazen gözünün içine bakarak sevgilimin. Şarkılara öykü yazdım, öykülerden şarkı yazdım. Her zaman…

Devamı…
Ağaca Konanlar

Çocuk yüzleri, çocuk gözleri.

Bir avukatmış o. Sonra bakmış ki hayali bu değil. An’ların peşinden gitmeye karar vermiş, anlamın bu olduğu sonucuna varıp. Bebek ve çocuk fotoğrafları çekiyor ama arada deklanşörüne mutlulukla gülümseyen anneler, babalar da görüyoruz. Adı Efsane Ersan. Bir bayankuş kendisi. Efsane…

Devamı…