Konuğumuz Esra Koyuncu, Feng Shui dendiğinde akla gelen ilk isimlerden biri… Hem danışmanlık veriyor hem de Nişantaşı’ndaki Feng Shui Dükkanı’nda evlerimize, mekanlarımıza, ruhlarımıza iyi gelen ürünler bulunduruyor. İyi anne, güzel kadın derken uçtuk onun dalına konduk ve sorduk;

Esra, sen harika bir bayankuşsun! Çalışkan, güleç, enerjik. Naptın da böyle oldu? Yoksa böyle mi doğdun?
Selam Bayankuşlar. Teveccühünüz diyeyim ve teşekkür edeyim. Annem sürekli boş durmayın, bir işe yarayın derdi. Boş duranı Allah sevmez derdi. Ben de bunu bayağı ikna edici buldum.

Peki nasıl besliyorsun kendini? Ay yeter nefret ediyorum demiyor musun hiç?

Asla nefret ediyorum demiyorum. Ama bizim okulun kızları hep biraz perfeksiyonist çıktılar. Herşeyde kendi kendimizi biraz strese sokarız. Alaman terbiyesi. O zaman, ki bu çoğu zamandır, kendime herşeyi keyfim için ve daha iyi olması için yaptığımı hatırlatır dururum. Yoksa genelde yaptığımı yapmama gerek yoktur. Yaşamın ta kendisi insanı besliyor zaten. Her gün güneşin doğması yetiyor. Doğmazsa birgün, ciddi bunalıma girebilirim.

Aile ve iş beraber nasıl yürür? Yoğun kadınlar bunu nasıl başarır?
Başarırsa başarır, başaramazsa başaramaz. Başarsa iyi olur, çünkü aile bence çok güzel birşey. Yaşamı paylaşmak, birbirinin yaşamına tanık olmak. Çocuk yapmak, onların büyüdüğünü görmek. İş hayatı da çok güzel. İnsanı dinamik ve akıllı yapıyor. Herşeyin bir dengesini kurmak gerek. Hayatı kendini harap etmeden yaşamak lazım. Her zaman öncelik ailededir, maneviyattadır. Başarılı olmak da güzel birşey tabii. Ama bence o kadar da öncelikli değil, kendimizi kasmaya gerek yok yani. Tüm çabalarımız, huzurlu, mutlu bir yaşam için. Daha çok para kazanmak illa ki bunları getirmiyor. Bazen anlamsız arzu ve ihtiraslar için insanlar çocuklarının büyüdüklerini bile göremeden, satın aldıklarının keyfine varamadan yaşıyorlar. Aklı başında bir denge kurmak, kadınlığını unutmamak akıllıca bir seçim olur. Biz avcı değil, aşçıyız genetik olarak.

Bize biraz Feng Shui maceranı anlatır mısın?
Hayatımın karanlık bir döneminde Feng Shui ile tanıştım. İşler berbattı. Durum fenaydı. Tıkanmış, kalmıştım. Kendimi akıllı, okumuş, becerikli filan sanıyordum, oysa ki tünelin ucundaki ışığı bile göremiyordum. Ne yapacağım diye düşünürken küçükken ona yaptığım muzurluklar yüzünden terapi gören bir arkadaşım imdadıma yetişti. Kendisi yurtdışında yaşıyor, eşi mimar ve bütün projelerini Feng Shui’ye göre yapıyormuş. Ben konuyu duymuştum ama ne işe yaradığını kesinlikle bilmiyordum. Gelip evime baktılar, birşeyleri değiştirdiler. Vay canına!!! Hayatımda birşeyler olmaya başladı. Hem de pozitif. Ciddi olumlu bir akışa girdim. Evde birşeyi değiştiriyorum, hop hayatımda birşey oluyor. Bir başka şeyi değiştiriyorum, hop yine birşeyler oluyor. Ne oluyor dedim ve araştırmaya başladım. Konu, binlerce yılın zaman testinden geçmiş engin bir bilgi okyanusu. Daldım, daldım, çıkamadım. İşin altındaki bilimsel temeli kavradığınızda, doğal işleyişini keşfettiğinizde müthiş bir araç. Herkese tavsiye ederim. Mutlaka hayatlarına Feng Shui’yi soksunlar. En azından temelini bilsinler. Her yazan saçmalığa inanmasınlar, gerçeği araştırsınlar. Ben hayatıma Feng Shui’yi böyle soktum. Bana iyi geldiyse benim gibi birçok insana da iyi gelir diyerek daha çok öğrenmeye ve paylaşmaya başladım. İlk bir hobi gibiydi. Ondan sonra ciddi bir işe döndü. Şimdi hem uzman yetiştiriyoruz, hem de ev, işyeri projelerine yetişmeye çalışıyoruz. İş merkezi, otel gibi daha büyük ticari projeler gelmeye başladı. Bu da çok sevindirici tabii. Meraklılarına sık sık seminerler, konferanslarla konuyu anlatmaya çalışıyoruz.

Sayfamıza da minik bir analiz istesek?
Bayankuş sayfası samimi, dinamik, modern kadını anlıyor. Hareketli, heyecanlı, içinde gezinmek çok zevkli. Ben çok beğendim.Onca kişi de boşuna beğenmemiş zaten. Sayfayı okurken yüzünüz güneye bakarsanız iyi olur. Arkanızda da bitkiler olsun, bir de müziğiniz, tütsünüz eksik olmasın. Ha ha, sayfa Feng Shui’si mi olur?

En sevdiğin laf ne acaba?
Yarın yeni bir gündür.