Önden giden dişilik rahatsız edicidir. (iş dünyasında yani, yatak odalarını bilemem!)

Bir de dişilerin, dişiliklerini evden çıkarken soyundukları hal vardır ki ben bunu da pek sevmem. Erkeksi olmaya gayret eden, böylece güya bir çeşit ermeydanı olan iş dünyasında, kafalarını meşhur cam tavana vurmamayı garantileyen kadınlar…

Sahiden sevmem.

Seveni de sevmem.

Üniversitede bu hatunların gençlik hallerini gördüm. Bıyıkları vardı.

Kollarındaki tüyler biz çıtır kızlardan daha fazlaydı.

O zamanlar öğrendiler dayı dayı yürümeyi.

Ayıptır söylemesi, aralarında güzel olana rastlamadım ben.

Saçlarını daha az yıkar oldular, rujlarının tarihi geçti ama o bıyıklar, ah o bıyıklar, esas kartvizitleri oydu.

Çirkin kadın vardır. Kadınların ruhunu okşayacak laflar beklemiyorsunuzdur herhalde bu saatte benden!

Çok çirkindir hatta bazıları.

Sigaranın sertleştirdiği, puslandırdığı sesleri, kararmış yüzleri ve erkeksi tavırları/konuşmalarıyla çirkinleşirler. İş dünyasında sürdürdükleri güç savaşı epeydir kimsenin umrunda değildir.

Atı alan, CEO olmuştur. Harika kadınlar harika şirketlerin başındadır, üniseks olmayı başaran tüm dişiler, çocuk da yaparlar kariyer de üstüne…

Ama testesteron fazlası olanlar, diyorum ya, hala gözlerini kısarak çıkarlar evden.

Dozunda dişiler, simgesel savaş boyalarını kendilerine mükemmelen yakıştırırken, onlar makyaj da yapmazlar üstelik…