Gelecek planlamayı öğretmek yeni bir pazarlama aracı. Harıl harıl birileri birilerine gelecek nasıl planlanır onu öğretiyor. Üniversite’de aldığınız dersleri kurslarda seminerlerde alıyorsunuz. Eskiden “strateji” dersi şimdi “gelecek planlama” dersi içinde yer alıyor. Sosyal medya dersi “geleceğin işleri” olarak anlatılıyor. Yeni isimler yaratmak elbette güzel, içleri boş olmadığı sürece… Son zamanlarda taktığım bir konu var. Futuristler Derneğinin “Tekno Kadın” projesini bir futurist proje olarak lanse etmesi. Kurumsal itibar yönetimi konusunda 10 yıldır çalışıyorum ve kavram kargaşalarının kurumlara ve toplumlara nasıl zarar verdiğini gözlemliyorum. Tekno Kadın projesini bir eğitim veya sosyal amaçlı projeden ayrıştıran nedir ben bulamadım. Futurist elementi nerede anlayamadım. Futurizm’in de içi boşaltılıyor mu diye sorgulamadan edemiyorum. Bakıyorum da hiç bir gelecek planlama ya da futuristik çalışma içinde etik ve sorumluluk dersi bulunan bir program sunmuyor. Oysa, gelecekler ancak etik ve sorumluluk anlayışına sahip bireyler tarafından oluşturulur. Değerleri tanımlanmış ve bu değerler doğrultusunda hareket edebilenler en güzel gelecekleri yaratabilirler. Başarının her türü mübahsa, yarattığımız gelecek midir? Yoksa bireysel bir tatmin midir? Inanıyorum ki başarılı gelecekler önce temel değerler üzerine inşa edilir. Etik anlayışı kuvvetli, sorumluluk sahibi bireyler , başarının temelinde fayda yaratmak olduğunu bilir. Olumlu gelecekler ipad, blackberry, iphone sahibi olmak ve onları kullanmayı “özendiren” sunumlarla değil, yenilikleri yaratmayı ve yaratırken de sorumlu bireyler olmayı tercih edenlerle mümkündür.