İşinizde artık mutlu değilseniz, istemeden zorla çalışıyorsanız, işvereniniz, müdürünüz ve çalışma arkadaşlarınız da en az sizin kadar, hatta daha çok, bundan rahatsızdır, sizden hoşnut değildir emin olun. Sizin için hayati değilse ayrılın, bu tip zoraki uzatmalar genelde çok daha kötü sonlanır. O zoraki dönem size ve şirketinize muhakkak sorun yaratır.

Eski zamanlarda olsaydık ve kızıma ve oğluma eş seçmek bana düşseydi, yapacağım tek araştırma “o kişinin işinden (işlerinden) nasıl ayrıldığı?” olurdu. Bir insan şirketle çıkar ilişkisi bittiği, ayrılmaya karar verdiği o an, tam olarak kendisi oluyor. Yaptığı ve yapmadığı şeyler onu tam olarak tanımlıyor. Aynı şey işverenler/ şirketler için de geçerli tabi.

Eğitim, deneyim, zeka, sorumluluk hissi, ekip çalışmasına yatkınlık, iletişim becerisi, çalışkanlık, vefa, bilimsel düşünce hepsi iş yaşamında çok önemli özellikler. Ama benim için bir çalışanda bunlardan daha önemli iki özellik (kriter) var uzun zamandır. Hepsinden daha çok önemsiyorum.

Birincisi; şirket içindeki olayları/sorunları/projeleri (gündemdeki konuyu) kişiseleştirmeden, haklı, haksız, ben dedim, sen yaptın, detayına ve çözümsüzlüğüne getirmeden, yan konularda kaybolmadan, proje ve olay odaklı değerlendirebilme özelliği. Çözüme yönelik, konuya odaklı bakış açısı geliştirme yeteneği.

İkincisi ise “öncelik saptayabilme” becerisi. Bu şirketin” büyük resmini” görme yeteneğiyle ilgili. Asıl önemli ve öncelikli olan şu an nedir? Asıl amaç şu an nedir? Önceliğim ne olmalıdır? Karar mekanizmasına en büyük katkıyı nasıl sağlarım? Bu iki konuda kendisini geliştirebilen çalışanlar uzun vadede muhakak basarı yolunda öne çıkıyor ve yükseliyor… Küçük hesaplar, detaylar içinde kaybolmadan kendisinin ve şirketin verimliliğine inanılmaz katkıda bulunuyor… Maalesef üniversitelere okutulmuyor bu… Bence ikisi de ders olarak verilmeli. Böylece iş yaşamında bunları öğrenmek için kaybedilen zaman bu şekilde kazanılır.

Şirkete hep kendinizden daha az eğitimli ve daha az deneyimlileri alırsanız, onlarda öyle yapmaya devam ederse, şirket kalitesi gün geçtükçe düşer ve sonuc tehlikelidir. Korkmayın sizden daha iyilere şans verin. Kaliteden asla zarar gelmez.

Ucuz, daha ucuz, en ucuz!.. Bunun sonu yok! Fiyatta rekabeti bırakın. Herzaman sizden 5 kuruş daha ucuza yapacak biri çıkacaktır. Kuruş rekabeti acımasız ve hesapsızdır. Rekabeti fiyat dışına çekin.