Canavarımdır belki diyorum ama bence değilim. Arada canavarlaşıyorumdur ayrı ama yazdıkça aklıma gelen hikayeler beni aklıyor.

Ne acaip kadınlar varmış kişisel tarihimde inanamıyorum.

Hizmet sektöründe çalışmanın en büyük koşulu olan alttan almak, müşteriyi haklı görmek ve bu canavarlara kendilerini iyi hissettirmek ile geçmiş ömrüm.

Yine bir müşteri…

Eğitimini Amerika’da tamamlamış gelmiş memlekete, babasının iş yerinin başına geçmiş. O güne dek yediği baba parasının nasıl kazanıldığına dair teorik bilgisi var ama para nasıl kazanılır, esnaflık nedir, Amerika’da eğitim yapamayan zavallı insanlar nasıl yaşarlar, ne yer ne içerler bilmiyor. Öğrenmek de istediği şüpheli.

O bu şirketi artık uluslararası platformda konumluyor ve “challenge” peşinde olduğunun altını çiziyor. Onunla birlikte çalışacak olan ekiplerden de “challenge” bekliyor.

İnovatizm’in altın pençelerini takmış, pek hoşuna gitmiş.

Salyangoz lezzetlidir diyor, Mehmet Ağa’ya, başka bir şey demiyor. Suşi yememişse o hafta kendini aç kalmış gibi hissediyor. Öldürüyor böyle diyerek beni, öldürüyor.

Bu Amerikalı canavarı, rahmetli Zümrüt Hala’m sağ olsaydı da onun evine gönderseydim, mantı yeseydi, Refika Hanım Teyze’ye kahve pişirseydi, tuvaleti ovalatsaydı halam ona, tarhana ufalasaydı akşama kadar.

Hayal bu ya!

En kötü şey nedir biliyor musunuz, bu canavar tipinin söylediklerini, inandıklarını, hayal ettiklerini kabul etmek zorunda olmak.

Zorunda olmak diyorum çünkü kurumsal bilgiyi anavatanından aldığı konusunda ısrarlı, senin burada bilmem kaç asırdır varolan ticari geleneğinden ona ne?

O gelenek bir işe yarasaydı zaten bizim de zenci başbakanımız olurdu! Sürmez çok biliyorum, çok hata var görüyorum.

Ama, şirket sahibi olunca insan müşterisinin huyuna da gitmek zorunda oluyor inanın. Bir sürü adamın evine götürdüğü ekmekten sorumlu olunca, öyle kolay posta koyamıyorsunuz. Koyanlar var biliyorum, helal olsun da diyorum, ben de koydum nasıl keyiflidir anımsıyorum ama her zaman olmuyor.

Bu hanım kızlarımız da, hayal ettikleri gibi, büyük Amerikalı ağabeyleri gelip şirketlerini satın alınca rahata eriyorlar.

Hayırlısı ne diyim?

 

görsel kaynağı: http://micman.deviantart.com/