Kış sonu, sağı solu belli olmayan sevgiliye benzer.

Bir bakmışsın gün, güneş, ışık, çiçek; bir de bakmışsın ki bulut, karanlık, gözyaşı…

Günlük güneşlik başlayan bir kış havasının fırtınalı bir ikindi sonrasına dönüşmesi gibidir sabaha tatlı öpücükler ve iltifatlarla başlamışken küçücük anlamsız bir nedenden çıkan kocaman kavgalar.

Ani bastıran sisler de beklenmedik tatsız haberlerden farksızdır. Hani hazırlanılıp; telaşla beklendiği halde son anda belirsiz bir nedenden ötürü iptal edilmiş talihsiz buluşmalarımız vardır ya işte tam da onlara benzer kış sonunun sinsi sis bulutları…

İnsan bilmez mi sevdiğinin huyunu; yeri gelir “şeytanın dans eder, koynunda uyuduğun adamın iblisiyle”… Ama yine de hazırlıksız yakalandığın, bir tatlı dile aldandığın durumlar da olur.

Aman hain mart yakmasın canımı, bir oyun edip düşürmesin beni yataklara derken güneşin göz kırptığı hatta cilveler yaptığı bir sabaha aldanıp da incecik bir montla yola düşmüş olmak da aynı kapıya çıkmak gibi geliyor.

Bile biledir işte… İkisi de bile bile…

Bu sağı solu belli olmaz sevgili, baharı saklayan kış sonu gibi soğuk görünür üstelik. Buz gibi mart nefesiyle bahar dalları arasında romantik ıslıklar çalan kış tanrısı gibidir de bilmezler taşıdığı sıcacık kalpte neler neler sakladığını; gizliden gizliye bahar şarkıları söyleyip, papatyalardan taç yaptığınaysa ihtimal vermez kimseler..

Yine de en çok da bu zalim görünen sevgilidir yürekleri hop ettiren… Yolları gözlenip, deliler gibi özlenen…

Müjdeleriyle, sürprizleriyle, ikinci şanslarıyla cebinde fevkalade ihtimaller saklı olan adam da odur…

Sırf kırmamak adına uydurduğu zarif yalanları, (güya) zararsız, kendince naif hataları ve sahte bahaneleriyle zalim ihtimalsizlikleri olan adam da…

Şakacı kış bitimi de aynen onun gibidir, tüm Don Juan de Marco halleriyle hem sever, okşar, şımartır hem de ihanet eder, kandırır, hasta eder umarsızca…

Sevgiliye aldanıp kırılan kalbinin sızısıyla baş başa kalmak mıdır zor olan; havanın azizliğine uğrayıp, hasta olup yataklara düşmek mi?

Valla şu an ben elimde tarçınlı ıhlamur fincanım, ayağımın altında sıcak su torbamla yazıyorum yazımı :(

Ve şunu söyleyebilirim ki hasta olmak zor iş!

Bol şifa dolu pazarlar olsun :)

 

Görsel kaynağı: www.weheartit.com