Genel müdür asistanları.

CEO asistanları.

Kısaca üst düzey yönetici asistanları.

İstiyorlar ki…

Sekreter olmadıklarını dünya alem bilsin!

Aklı başında olan dünya alem biliyor zaten de, onlar hala içselleştiremediler bir türlü mevzunun önemini.

Şu ahizeyi kaldırma işi de olmasa, tam genel müdür gibi olacaklar ama maalesef sistem bu sorunu henüz çözemedi.

Bu kompleksin ortadan kalkmasına daha yüzyıllar var.

İyisi iyi.

Ellerine su dökemez kimse.

Ama bunların bir de bekçi köpeği tipi var ki, sahiden evlerden uzak.

Adamı ararsınız, telefonu bağlamaz.

Bir şey yollarsınız, iletmeye gerek duymaz.

City_Warrior_2_by_mrudowski 10. Bölüm: Kralın korumalarıGörev ve sorumlulukları içinde olan gereksiz telefon bağlama işinin endazesini yitirmiştir bir kere. Kafalarının, arayan kişiden daha çok çalıştığına kanidirler ya, en tehlikesili budur işte.

İçerde herşeyden bihaber oturan adamcağızı veya kadıncağızı rezil de edebilirler, vezir de…

Oysa, ben CEO’s dergisini yayınlamaya başladığımız ilk sayı, “Beyaz Gölge” diye bir yazı yazmış, üst düzey yönetici asistanlığının çok önemli bir kariyer fırsatı ve adımı olduğunu uzun uzun anlatmıştım.

Başımıza ne geldi  biliyor musunuz?

Memleketin en hızlı yükselen giyim markalarından birinin yaratıcısını, dergimizin kapak söyleşisinde konuk etmek istedik ve asistanına götürdü tüm oklar bizi. Normalde bu işi kurumsal iletişim yöneticileri gayet iyi yaparlar ama sürdüğümüz izlerden anlaşıldı ki, bu hatun zaten kurumsal iletişime de bakmakta…

Derginin adı sanı belli, iddiası ortada, belli ki bir bulvar magazini olmayacak. Öyle olsa ismini CEO’s degil, “Kaygan zemin” koyardık.

Sorularınızı yollayın dedi, la havle dedik yolladık.

Tamam bu soruları sorabilirsiniz dedi.

İyi.

Fotoğraf çekimi de yapmak zorundayız dedik.

“O olmaz işte” dedi. “X Bey, fotoğraf çektirmeyi hiç sevmiyor. Olanları kullanın!”

Yapmayın etmeyin, kapak röportajı olacak, bizim için çok önemli derken, neyse ikna oldu.

Bir tarihte anlaştık.

Derginin editörü, art direktörü, iki kişiden oluşan ve alanlarında çok deneyimli olan fotoğraf ekibi düştüler yola.

Biz de ajansta beklemedeyiz.

Röportaja bir saat geç gelmiş, kapak konuğumuz.

Ekibin anlattığına göre programda bir aksam olmuş, adamcağız ropörtajın o gün olduğundan bile haberdar değilmiş.

Röportaj sırasında, kralın koruması ekibe, fotoğrafı bugün çekemezsiniz vakit kalmadı deyince bizim Art Direktör Bahar, isyan etmiş.

Biz biraz da fotoğraf çekmek zorundayız diye, konuğun kendisine çıtlatmayı başarmış.

Koruma hanım, kendini yiye dursun, konuğumuz meğer süper bir foto model adayıymış.

Ve harika bir fotoğraf çekimi ortaya çıkmış.

Yönetici ekip ne isterse yapmış, hem esprili hem de çok rahatmış.

Nitekim, ortaya çıkan iş sahiden iyiydi.

İyi de, bütün süreci sıkıntıya sokan problem neydi, niyeydi?

Neden adama yaklaştırılmadık?

Niye tanışıncaya kadar adamcağızı manyağın teki sandık?

Belli değil!

Hatun işleri bunlar, kurcalamaya gerek yok!

görsel kaynağı: http://mrudowski.deviantart.com/