Takıntılı ve huzursuz kâtip Laarmans, aniden kendini iş hayatının içinde bulur: Huzur dolu çalışma ortamından sonra peynir tüccarlığı, riskler, düşünülmesi gereken pek çok şey… 1930’ların Anvers’ini, şehrin kriz içindeki orta sınıflarını eğlenerek anlatan Elsschot, Peynir’de sonradan çok işlenecek “küçük insan” tipinin ilk örneklerinden birini veriyor. Yazarın sonraki kitaplarında da boy gösteren Laarmans, kimi eleştirmenler tarafından Italo Svevo’nun Zeno’suyla karşılaştırılmıştır. Yazılışından seksen yıl sonra Elsschot’un anlattığı basit olaylar hâlâ güncel, çizdiği karakterler capcanlı; herkeste bir parça Laarmans’lık var ve Peynir mizahi bir başyapıt.

“Kâtipler mütevazıdırlar, isyankârlıklarıyla zorla bir nebze saygı edinen işçilerden çok daha mütevazı. Kâtipler genel olarak fazla uzmanlaşş kimseler de değillerdir ve birbirlerinin yerini öyle güzel tutarlar ki, uzun yıllar deneyimi olan biri bile ilk fırsatta elli yaşında kıçına tekmeyi yiyebilir, yeri de en az onun kadar iyi ve daha ucuza çalışan biri tarafından doldurulabilir.

Bunu bildiğimden, ayrıca çocuklarım olduğu için yabancılarla tartışmaya girmekten itinayla kaçınırım; zira bunlar patronumun arkadaşları olabilir. Bu yüzden tramvayda beni itip kakmalarına izin veririm, ayağıma basan olursa sert tepki vermem. Ama o akşam artık hiçbir şey umurumda değildi. Nasıl olsa peynir rüyası gerçekleşmeyecek miydi?”

WILLEM ELSSCHOT, 1882’de Anvers’de doğdu. Gerçek adı Alphonsus Josephus de Ridder olup Flamancanın başka dillere en çok çevrilmiş, en çok tanınan yazar ve şairlerindendir. Birinci Dünya Savaşı’na katıldıktan sonra kurduğu reklam ajansını 1960 yılındaki ölümüne dek devam ettirmiştir. Otobiyografik öğeler içeren eserlerindeki ana temalar da iş hayatı ile ailedir. Peynir’in anne takıntılı huzursuz kâtibi Laarmans, Elsschot’un öteki eserlerinde de okurun karşısına çıkar. Elsschot, ilk kitaplarında sürekli aynı karakterleri işleyerek okurda bir tanışlık duygusu yaratmış, 1930’ların Anvers’ini, şehirli orta sınıflarını kinik ve ironik üslubuyla, ayrıntılı ama özlü bir şekilde tasvir etmiştir. Küçük memurlarla ve batık işadamlarıyla dolu, krizli 1930’ların dünyasını satirik bir şekilde yansıtan Peynir, yazarın ünlenmesini sağlayan kitaptır. Elsschot’un ilginç yanlarından biri de, edebiyatla ilişkisini çok uzun bir süre ailesinden saklamış olmasıdır.

PEYNİR

Willem ELSSCHOT

140 sayfa, 1. baskı, 13 x 19,5 cm

12 TL

Çeviren: Burcu Duman

www.kanatkitap.com