Karma, yani hayatta yaptığın her şeyin sana geri döneceği felsefesi hiç yeni değil. Hatta o kadar çok tekrarlandı ki artık “karma” sözcüğünü duyduğumuzda anlamını düşünmüyoruz bile. O kimileri için felsefi “takılanların” bir ruhnevi avuntusu, kimilerine göre zaten taa doğuştan bildikleri, inançları ne olursa olsun kalplerinin en derininde hissettikleri kusursuz bir düzen.

Yüzeysel olarak karmadan, bugüne dek çoğumuz şunu anladık: “Kötülük de yapsan, iyilik de yapsan, er geç sana döner.” Bu düzen genellikle şöyle örneklendi: “Diyelim sevgilisi olan biriyle ilişkiye girdin, gün gelir senin sevgilin de seni anlatır.” Kötü bir örnek değil, ama Karma’yı genel olarak böyle büyük ve hayati olaylar, kararlar üzerinden anlatırken bir şeyi atladık: Karma küçük düşünüyor!

Evet karma, detaycı bir teyze gibi. Hiçbir şeyi unutmayan, dev hafızalı kinci bir kaynana, ya da duacı bir dilenci gibi. O öyle sandığımız gibi evliliklerin, boşanmaların, helal ve haram paraların muhasebesini yapmıyor. O günlük küçük hesaplar peşinde, ve karşılığını ise çok bonkör veriyor!

Diyelim ki yolda düşen bir Çingene çocuğuna elini uzatıyorsun… Yok hala yeterince derin bir örnek değil. Diyelim ki, canı sıkkın bir arkadaşının yanından bir bahaneyle sıvışmak yerine yanında kalıyorsun. Sıkılacağın bir düğün de olsa kibarca bahane üretmeyip olgunlukla gidiyorsun. Bir buluşmaya ilk sen gittiğinde iki boş sandalyeden en rahat olanı kapmak yerine karşındakini düşünüyorsun. Ve karma, işte tam olarak bunları kaydediyor! Aklından geçen, aslında çok derinlerine bakmadıkça “iyilik” ya da “kötülük” olarak sınıflandırmayı bile beceremeyeceklerini… Ve bunlardan yıllarca öyle bir demet yapıyor ki, tüm birikimlerinin sonunda aslında belki de hiç düşünmediğin ama bilinçaltından yürüttüğün “kazıklama” ya da “şevkat” eylemleri, sana kocaman bir paket olarak geri dönyüor. İşte Karma, tam olarak da bu! Belki de bu yüzden, bu kadar alttan ve küçük hesaplarla çalıştığından çoğumuz “ben bunu hak ettim mi ama?” diye direniyoruz. Ne yazık ki ve iyi ki, yaşadığımız büyük küçük her güzellik ve mutsuzluk için o kalbimizin, beynimizin en derininin yönettiği Karma’yla yüzleşmeye ihtiyacımız var. Çünkü o dışarıdan görülen, süslenip dünyaya sunulan büyük paketlere bakmıyor. Onun işi küçük, hesabı küçük ve düşünürseniz ama iyice düşünürseniz, iyi ki de öyle yapıyor!

Görsel: Marco Magrini