Vay sen benim müşterime nasıl gidersin?

İş yaşamımın ikinci ayında tanıdığım ilk iş kadını cavanavarı!

Üniversitede çalışmaya başladım ben. Bir reklam ajansında, joker eleman olarak. O zaman sahip olduğum 3 kuruşluk akla karşılık aldığım maaşı düşünüyorum da, fazlaymış bile. İlk iki ay neredeyse bir şey yapmadan oturdum oturduğum yerde. Oturduğum için de çok utanarak elbette… Sabah müşteri temsilcileri toplantısına katılıyordum, sonra bir de bakıyordum ki tüm müşteri temsilcileri uçup gitmiş. Odada tek başıma oturuyor, telefonlara bakıyor ve de benim burada ne işim var üzerine yazılar yazıyordum.

Geçen gün bu yazılardan birini buldum, pek hoşuma gitti.

Demişim ki;

“Para kazanıyorum ve paracılar beni kazanıyor.”

Böyle bir ruh hali.

Neyse…

Günlerden bir gün…

Bir telefon çaldı, ben de açtım.

Önce şirketinin adını,  sonra kendi adını söyleyen bir adam bağırıyor;

“Falanca Hanım bugün bize uğrayacaktı, buradan dosya alacaktı, bu ne ciddiyetsizlik, işimizi yapmayacaksanız yapmıyoruz desenize!!” vs vs… Ben de 19’luk aklımın sesine kulak verip, “Yarım saate kadar gelip dosyanızı alacağım” dedim.

Dolmuşa bindim, şehrin pek bilindik o şirketine gidip kapıya bırakılan dosyayı aldım. Cep telefonu daha icat olmadığı için de, Falanca Hanım’ın masasına bir not iliştirebildim.

Bir işi bitirdim diye kimseye söylemedim, dolmuş paramı verin demedim, gittiğim binada müşterinin kendisini bile görmedim. Sadece işi bitirdim geldim.

Akşam saat altıya gelirken, dişleri tırnakları upuzun, gözleri ateşten görünmeyen Falanca Hanım, kapıdan içeri girdiği gibi üzerime geldi. Ayağa kalktım ne oluyor diye bakınarak… İki elini omuzlarıma dayadı ve beni duvara bastırdı hışımla;

“Bok olmadan kokmaya kalkma küçükhanım!” dedi. “Bir daha benim bir müşterime ayak bastığını duyarsam bu ajansa ayağını basamazsın!”

Şaşkınlıktan dilim tutuldu.

Bu tarz bir canavarla karşılaşmamıştım ki, neler yapabileceğini bileyim!

Ağlaya ağlaya ajans başkanına gittim.

Durumu anlattım.

İdare edeceksin yapacak bir şey yok, dedi adam. Falanca Hanım bizim en iyi müşterilerimizin temsilcisi.

O kadar korktum ki o odaya geri dönmekten, ajans başkanına, ben burada yapamayacağımı anladım dedim.

Yok öyle kaçmak dedi ve beni başka bir bölüme aldı.

Ne hatalar yaptım da işten atmadı.

Bugün yaptığım işin temelinde ve bende büyük emeği vardır.

Falanca Hanım’a gelince…

Çok zengin olmuş, külotlarının bile marka olmasıyla övünüyormuş sohbetler sırasında…

Görselin kaynağı: http://therealsnugglyboo.deviantart.com/