moz-screenshot ŞubatGezegenin ay saati şubata 1 kalayı gösterirken;

gücüne, büyüsüne ve hikmetine inandığım bu ayla ilgili bir şeyler yazmak istedim.

Aşk, umulmadık yerlere baharı getirir derler ya; işte o umulmadık olma hali şubat için de geçerlidir.

Yılın en soğuk ayı olduğu halde araya sıkıştırılmış sıcacık kutlamalarla kuşkusuz yılın Aşk ayıdır da şubat.

Öpüşme gününü kutlarız biz dünyalılar şubatın ikinci gününde;

birbirimizin ruhlarına dokunamıyor olmanın sancısıyla depresifleştiğimiz,

duygu yoksunu bir çağda öpüşme hissinin yaklaştırıcı, birleştirici, sıcak ve samimi etkisi ilaç gibi gelir.

Ardından küçük ayın tam ortasında sevgililer sonsuz aşka saygı gününü kutlarlar.

“Ayın on dördü kadar güzel” deyişiyle sevgililer gününün ayın on dördünde kutlanıyor oluşunun

bir ilgisi var mıdır bilmem ama şubatın en renkli, en sıcak, en çiçekli günüdür o gün.

Şubatın küçük ay oluşunun da bir öyküsü vardır aslında:

Bugün kullandığımız Gregoryen takviminin kökeni, Roma İmparatoru Julius Caesar’ın, Mısırlı astronomi bilgini Sosigenes’e yaptırdığı “Julyen” takvimidir.

Bu takvime göre bir yıl 365 gün sürer ve her yıldan 6 saat artar. Artan bu saatler her 4 yılda, bir gün eder ve yıla eklenir.

Böylece bir yıl, 4 yılda bir 366 güne çıkar. Ne var ki 366 sayısı 12’ye tam olarak bölünmediğinden bazı ayların 30 bazı ayların da 31 çekmesi uygun görülür.

Julyen takviminde yılbaşı, mart ayındadır ve buna göre şubat, yılın en son ayıdır. “July” olarak bilinen temmuz ayı, Julius Caesar’ın adını taşır ve 31 gün sürer.

Caesar’dan sonra yaşayan bir başka Roma İmparatoru Augustus da kendi adını bir aya verir.

Ne var ki Ağustos (Augustus’un adından) ayının 30, Caesar’ın adını taşıyan Temmuz ayının 31 çekmesini haşmetine yakıştıramayan İmparator Augustus, kendi adıyla anılan ayın da 31 gün sürmesini emreder.

Bunun üzerine astronomlar, yılın son ayı olan şubattan bir günü alıp, ağustos ayına ekler.

30-29 gün döngüsü yaşayan şubat ayı 29-28 gün olarak belirlenir ve sevgili ayımız böylece küçük ay olmuştur.

Süryanice şabat sözcüğü Türkçeye şubat olarak geçmişken; batı dillerindeki adları Roma arınma tanrıçası Februus’un adından gelir.

Yani bir tek aşkla değil, aynı zamanda arınmayla da anılır şubat.

Dondurduğu bedenlerimize ıssızlığın ayazını hatırlatan bu ayda soğuğa aşkla meydan okuyor oluşumuz bir çeşit arınma ritüelidir belki de.

Benim hikmetine inanışımsa hayatımın miladı oluşuyla ilgilidir.

Bana ilk aşkı ve oğlumun doğum müjdesini veren aydır şubat.

Hayatımı değiştiren kararlar aldığım; bir sürü unutulmaz anlar ve anılarla yaşamımın renklendiği bir aydır.

Ve bana göre sıra dışı hali ve aşk aşk diye atan kocaman kalbiyle tam bir kova burcudur şubat.

Görsel:

http://atpalicis.deviantart.com