Tarihte bugün olanlara göz gezdirdiğinizde,  düşünce ve eylemleriyle ilham kaynağı olmayı sürdüren Mahatma Gandhi’nin, 1948 yılında bugün, fanatik bir Hint genci tarafından öldürüldüğünü göreceksiniz. Gandhi’yi, ölünceye dek her gece tekrarladığı bir duayı anımsatarak analım.

“Tanrım!

Güçlülerin yüzüne gerçeği söylemek, zayıfların alkışını ve sevgisini kazanmak ve yalan söylememek için bana yardım et.

Eğer bana para verirsen, mutluluğumu alma.

Eğer bana güç verirsen muhakeme yeteneğimden,
Eğer başarı verirsen, alçak gönüllüğümden
Eğer bana alçak gönüllüğü verirsen, beni saygınlığımdan yoksun bırakma.

Görünenin diğer yüzünü tanımama yardım et.

Benim düşüncelerime katılmıyorlar diye bana karşı olanları hainlikle suçlayarak, onların karşısında suçlu duruma düşmeme izin verme.

Kendimi sever gibi diğerlerini de sevmeyi ve diğerlerini yargılıyormuş gibi kendimi de yargılamayı öğret bana.

Başarılı olduğumda sarhoşluğuma izin verme.

Başarısızlığın, başarının öncesindeki bir deneme olduğunu hatırlamamı sağla.

Hoşgörünün, güçlerin en büyüğü olduğunu ve intikam arzusunun zayıflığın ilk görünüşü olduğunu öğret bana.

Eğer beni paradan yoksun bırakırsan, bana umudu ve eğer beni başarıdan yoksun bırakırsan, başarısızlığı yenebilmek için irade gücünü bırak.

Eğer beni sağlık bağışından yoksun bırakırsan, inancın lütfunu bırak.

Eğer insanlara zarar verirsem, özür dileme gücünü ver bana.

Ve eğer insanlar bana zarar verirse, affetme ve merhamet gücü ver bana.

Tanrım!

Eğer ben seni unutursam, sen beni unutma.”