Küçüklükte edinilen ve uzun yıllar boyunca bizi terk etmeyen neler var hayatımızda? Ailemiz, oyuncaklarımız ya da huylarımız? Bu manada şüphesiz seyranımız olan bu yedi yeryüzünün bize emekleri aşikârdır. Peki ya harflerimiz? An be an zihnimizde taşıdığımız akışkan sözcüklerimiz?

Yüzyıllar boyu süre gelen sözlü ve yazılı geleneğimiz artık başka bir donda karşımızda. Günümüzde suya yazar gibi birçok kalem ehli tuşlara basarak görüp duyduklarını, hissedip dile getiremediklerini ve en önemlisi hayallerini internetin derin muhabbetine salıyor. Sahi, internetin muhabbeti nasıl olur? Kalemin büyüsü olmadan kalp ehline ulaşılabilir mi? Sorular muhtelif, cevaplar muğlâk.

“Altı kapulu bir evdir cihân

Külli tertip yerlü yerince heman”

Kaygusuz Abdal’ın dediği gibi ise duygu, düşünce ve hayal âlemi, biz de bayankuş ile aramızda olan hicabı kaldıralım ve çağdaş serüvenler adına birkaç kelam edelim. Aynayı tutalım kendimize, görünmeyeni görmeye çalışalım hep birlikte.

‘Zincifre’ renginde olsun bizim başlangıcımız. Sıklıkla görüşmek dileği ile.

Görsel, www.sunsurfer.tumblr.com adresinden alınmıştır.