Nev-i şahsına münhasır sitemiz ve bir o kadar da nev-i şahsına münhasır köşem açıldığından beri heyecanım büyük. İlk soru geldi. “İş yaşamında yönetici pozisyonunda bulunan kadınlar neden astları olan diğer kadınları eziyor?”  diye sormuş okurum. Kapsamı biraz daha genişletip “Biz kadınlar neden birbirimize eziyet ederiz?” sorusuna cevap arayacağız bu hafta.

Kadınların, yönetsel pozisyonlarda güç alanlarını korumak istedikleri noktalarda, etraflarındaki erkeklere, kadınlardan daha çok güvendikleri yadsınamaz bir gerçek. Araştırmalar, kadınların erkek yöneticileri kadın yöneticilere tercih ettiğini de ortaya koyuyor. Nedeni ise iki başlık altında özetlenebilir.

Öncelikle, kadınlar, iş yaşamında bir yere gelebilmek için mevcuttaki erkek popülasyonuyla birebir rekabet içerisine giriyorlar. Ancak toplumumuzda kadınların erkeklerle rekabet içerisinde olması hoş karşılanmıyor. Bizler böyle büyüdük. Hatırlarım da çocukken sokakta futbol oynayabilmek için erkek kılığında dolaşırdım. Çünkü kızlar futbol oynayamazdı. Oynayabilecek yetenekleri olsa da onları kimse oyuna dahil etmezdi. Kızlar için makbul olan izleyici olmaktı. Onlar, yani “normal” kızlar, sadece tezahürat için bir kenarda oturur ve maçı izlemekten ziyade oğlanların ne kadar yakışıklı olduğu gibi önemli mevzular üzerine tartışır, sıkılınca da ojelerinin renklerini yarıştırırlardı. Gördüğünüz üzere kulvarlar farklı. Kızlar bakımla erkekler futbol kabiliyetiyle hemcins rakipleri arasında fark edilir olurlardı.

Bu çocuklar büyüdü ve şimdi 30’lu yaşlarında yönetici pozisyonundalar. Erkeklerin kendi iç rekabetine hiç girmeyeceğim ancak kadınlar, ne çocukken ne de şimdi erkeklerle rekabet etmeye çok da alışık değiller. Bu durumda, rakip olarak gördükleri kişiler de otomatik olarak diğer kadınlar oluyor. Bir erkek iş yaşamında rakibi olan kadını geçtiğinde, bu durum kadını çok da rahatsız etmiyor, çünkü zaten “Kızlar futbol oynayamaz, kulvarlar farklı…” Ancak bir kadın çalışan; çalışarak belirli bir güç elde etmiş, yönetici olmuş bir başka kadın tarafından, becerisi, bilgisi ve yetkinlikleri yüzünden tehdit olarak görülmeye başlandıysa, vah haline…  İşte eziyet de burada başlıyor. Kadınlar, çoğu zaman bu kök nedenin farkında bile olmuyor, bu tür yanılsamalarla vakit kaybediyorlar. Oysaki, sağlam ve güvene dayalı bir ekip ruhu yaratmak, yönetici kadın olsun erkek olsun, her zaman en çok yöneticiye kazandırır.

İkinci sebep ise, ne yazık ki, daha trajikomik… Kadınlar birbirine eziyet ediyorlar çünkü birbirlerini iyi tanıyorlar. Kadın yöneticilerden hep şu lafı duyuyorum “Erkekleri yönetmek daha kolay, çünkü detay düşünemiyor, yalan söyleyemiyor ve entrika çeviremiyorlar, öyle bir kapasiteleri yok!” Kadınların bu kapasitesini nereden biliyorsunuz peki? Çünkü hepimizde aynı kapasite var. Bunu söyleyen yöneticilerin kendisinde de var. Özetle, kadın yöneticiler, kendileri de kadın olduğundan, karşılarındaki kadınlardan, tabiri caizse, kapasiteleri nedeniyle korkuyorlar! O zaman şunu söylüyorum:  Kapasite, yalnızca uygun ortam bulduğunda ortaya çıkar. Sizler yöneticiler olarak açık bir iletişim ortamı yaratır ve “detay düşüncelere” yer vermeyecek bir güven ortamı sunarsanız, çalışanlar, kadın veya erkek, kapasitelerini işlerine kanalize edebilir ve daha verimli çalışabilirler.

Biraz da kendimden örnek vereyim. Kendi proje ekibimde şu an yalnızca kadınlar çalışıyor ve her gün, kendimi inanılmaz derecede şanslı hissediyorum.  Birbirini anlayan, birbirinin ruhunu tanıyan, özgüvenleri yüksek, kişisel yetkinliklerini ve performanslarını sürekli geliştiren kadınlarla çalışıyorum. Her birinin hedefleri var, hiçbiri yerinde saymayacak, beni geçecekler, geçmeliler de. Onlarla gurur duyuyorum. Ancak sonuçta, bu kadar iyi sonuçlar getiren bir ekibi yönettiğim için, ben kazanmış oluyorum.