Dünyanın dönmekten usanıp usanmadığını bilemem, ama ben beni tanıyorum.

Sayfa sayfa aynı haberleri okumaktan, dönüp dolaşıp yakamızı paçamızı birilerine kaptırmaktan, protestocu olmak yerine olaya protestan (dikkat mecazzzz!) kalmaktan, olmaktan ve olamamaktan son derece sıkıldım.

Bu yüzden olsa gerek bugün Istanbul’a attım kendimi. Gerçekten olmasa da martılar, Beyoğlu, Boğaz, Mısır Çarşısı derken midye tava mı yoksa kokoreç mi karar veremediğim günlerden biri.

Özlediğim için belki, belki yakında göreceğim için, belki…

Belkiler dilediği kadar uzayıp bükülebilir önümde.

Yıl 1867. Galata önemli bir mali ve ticari merkez o günlerde. Beyoğlu’da, hareketin sürekli olduğu, eğlence ve alışveris bölgesi. Fakat insanlar Beyoğlu’ndan çıkmak veya Galata’ya inmek istediklerinde bu iki yeri birbirine bağlayan yüksek kaldırımı kullanmak zorundalar. Oldukça dik, bakımsız ve aynı zamanda yorucu bir yokuş. O tarihte Istanbul’a tatil amaçlı gelen Fransız mühendis de o yokuştan nasibini almış olacak ki, insanları bu yokuşu inip çıkmaktan kurtaracak bir yöntem düşünüyor. Gavand’ın bulduğu çözüm şu: Galata ile Beyoğlu arasında yapılacak asansör tipinde bir yeraltı demiryolu (Tünel) ile insanlar ve eşyalar rahatlıkla taşınabilecek.

Gavand aklına gelen bu fikri projeleştiriyor ve Osmanlı hükümetine başvuruyor.

Buna göre, Galata ile Beyoğlu arasında inşa edilecek ‘tünel’ aracılığıyla bu iki merkez arasında, doğrudan bağlantı kurulacak. Tünelin içine demiryolu döşenecek ve sabit bir buharlı makinenin kablolar vasıtasıyla çekeceği vagonlar yolcu taşıyacaklar. Tünel, 42 yıllık bir işletme süresinden sonra da devlete bırakılacak.

Gavand gerçekleştireceği bu proje için devletten hiçbir ödeme talep etmiyor. Yani daha o yılarda tam anlamıyla bir yap-işlet-devret modeli uygulanmış. Osmanlı Hükümeti  de Gavand’ın teklifini kabul ediyor. Sözleşme imzalandıktan sonra Eugene Henri Gavand, şirketini oluşturma çabalarına girişiyor. Fakat Fransa’dan yeterli maddi destek sağlayamayınca, bir İngiliz şirketiyle işbirliği yaparak sermayeyi bu şekilde temin ediyor.
Bir süre sonra İngiliz şirketi projenin mimari Gavand’ı devreden çıkartıyor ve projeyi tek başlarına sahipleniyorlar.

Tünelin açılış tarihi 17 Ocak 1875. Insanlar akın akın bu büyük açılışa geliyor. Herkes orada bir kişi hariç. Tünel Projesinin yaratıcısı Gavand törene katılmıyor. Dünyanın en eski üçüncü metrosu projenin mimarı Henri Gavand’ın yokluğunda açılıyor…