Yanıbaşımdaki sehpanın üzerinde duran Blacberry’min hem sms, hem bbm, hem mail bölümleri cayır cayır yanıyor, cıyak cıyak ötüyor, adeta birbirleriyle yarışırcasına, ardarda, kesintisiz.. Elimi uzatıyorum bakmak için, sonra vazgeçiyorum. Sesini keseyim bari diyorum ona da üşeniyorum.
Yumuşacık kırmızı kareli battaniyemi kafama iyice çekip, sadece öylece orda durmak, mümkünse hiç bir şey düşünmemek istiyorum.

Uzun zamandır ilk defa nedensiz, başka bir işim olmadığı ve hasta hissetmediğim halde işe gitmek istemiyorum, kimseyi görmek istemiyorum, konusmak, dinlemek, anlatmak, duymak da…

Saat 11.15 öğlen olmak üzere, hala salondaki büyük kanapedeyim, üç saati aşkın zamandır hiç bir şey yapmadan, battaniyemin altında öylece duruyorum. Uykum da yok, kucağımda notebookum da, kitabım da… Hatta her sabah tam 7.45 de bakkal çırağının elinden zevkle aldığım ve 15 dakikalık vazgeçemediğim sabah keyfimde çay içerken okumaya bayıldığım gazeteleri bile açmamışım. Onlar da üstüste öylece duruyorlar. Yanında notebook, yanında blackberry, yanında bir iki kitap ve boş çay bardağım. TV zaten gündüz açılmaz hiç, radyo arka odada, müzik setine kalkmaya da üşeniyorum. Yok aklıma bile gelmiyor aslında.
Sıfır noktası bu. İlk defa. Hiç ama hiç bir bağlantım yok hiç bir işle, hiç bir kimseyle, dünyayla.

Karar almak istemiyorum,  makyaj yapmak, bakım yapmak, seçim yapmak, yorum yapmak, hesap yapmak, empati yapmak… Hiç bir şey istemiyorum.

Anlayış göstermek, itina göstermek, etik olmak, otorite kullanmak, ödeme yapmak, rapor okumak, bahane dinlemek, saate bakmak, eğlenmek, spor yapmak da istemiyorum.

Çok garip bu, gerçekten çok garip!

Arkadaş bile.

Uyumak da istemiyorum. İlginç.

Bilinçli olarak ben biraz durmak istiyorum.

Kendim. Ben. Orda. Öylece. Bir süre.

Kızımı özlemeden, oğlumun askerliğini, işini, seyahatini merak etmeden, eşimi bekletmeden.
Üzgün değilim, akşamdan kalma da. Hatta dün çok aşırı yoğun bir gün bile değildi.
Kafamda ciddi bir sorun yok.

Ama ben durmak istiyorum.

Sıfırda. Sıfırın da tam ortasında hatta.

Sıfırın bile, mümkünse, hiç bir tarafına daha yakın ya da daha uzak olmadan…