Aşkın, vazgeçememenin ve adanmışlığın tutkulu etkisiyle sarsılan kalplerimiz gibi
yılın ilk dolunayının histerik şiddetiyle sarsıldı yerküre dün gece.(istanbul’un hissettiği 4,3)

Köy ve kentlere yayılmış tüm bayankuşların da ilk dolunay gecesiydi Ocak 19.

Romantik ve esrarlı ışığı ağacımızın dallarını aydınlatırken;
olağanüstü çekim gücü de köklerimizi sımsıkı toprağa bağlamış oldu.

Yemin gecemizdi sanki dün gece,
mühürlenişimiz belki ayın hikmetiyle.

Ay kozmik mavi ışığıyla kutsadı bizi;
eski/yeni düşlerimize can verirken, gerçeği anımsattı.

Evet düşlerimiz var kanatlarımıza saklı
ancak onları gerçeğe dönüştürebildiğimiz kadarıyla varolabiliyoruz.
Aksi de mümkün değil zaten.
Düşlerimizi sevip okşamalı; gerçeklerimizi de saygıyla selamlamalıyız
ki budur yaşamın gereği.

Dün gece dolunay buğusuyla melankolik düş denizine çekerken bizi
sarsılan kürenin etkisiyle bir anda
aslında kıyıdaki sert kayaların üzerinde olduğumuzu anladık.
İşte hayat…

Bense gecenin ayazına rağmen ayın ışığı değsin bana istedim.
Çıktım, sahile yürüdüm.
Bir ilk gece ritüeli olsun da anlatabileyim istedim, keyifle.
Deniz kıyısındaki çocuk parkında buluştuk;
Atlı karıncanın üzerinden göz kırptı bana;
okudu düşüncelerimi ve
en asil haresini takınıp daha bir yaklaştı denize doğru, bana doğru…
Ay tanrıçası gibi hissettim kendimi
Tülay Bilginer’in şahane romanı Aşkın Romansı’ndaki;
“sana ay tanrıçası Selena gibi geldim” cümlesi yankılanır zaten her dolunay gecesi kulağımda.
Sonra sözler verdik birbirimize;
hırslarımı, inadımı, kaygılarımı, kavgalarımı, şüphelerimi, keşkelerimi, yalnızlığımı
tüm hüzünlü sözcüklerimle birlikte aydınlattığı sulara bırakmamı istedi;
zor olsa da deneyeceğimi söyledim ben de.
Ve her dolun gece de buluşmak ve dertleşmek sözüyle ayrıldık.

Boşuna değil binlerce yıldır şiirlere, öykülere, güncelere, masallara konu oluşu;
kara ve denizlere hükmedişi med cezirlerle, sarsıntılarla;
ve biz insancıkların vücut kimyalarını altüst edebiliyor oluşu onca ışık yılı uzağımızdan, boşuna değil !

Ve gecenin sonunda diyorum ki,
dolunayın, gerçeklerimize düş kapıları aralayan
kutsal ışığı eksik olmasın gözbebeklerimizden.

Görsel: www.apagantapestry.blogspot.com adresinden alındı. Ziyaret edebilirsiniz.