Archive for Ocak, 2011

Ruhlarımızın Efendisi; Çikolata

Oca 31, 2011 5 Comments by

Bir pasta yapıyorum, adı: “tutkulu aşk pastası”… Lezzeti dillere destan oldu; yiyen yemeyene anlatır oldu. Neden mi? Bir tabak üstünde “çikolata imparatorluğu” oluşturabilecek kadar çok çikolata içeriyor da ondan. Hatta süslü püslü tabaklarda, çilek dilimleri, vanilyalı dondurma ve kar efekti yaratan pudra şekeri tanecikleri serpilmiş bir halde ikram ettiğimde, yiyen ve yenilen arasındaki aşk gözle […]

Bayankuş'un Günlüğü Read more

Zafer nedir ne değildir?

Oca 31, 2011 No Comments by

Kalabalıklar neden insanı sıkar ve zorlar? İletişim kurmaya en heveslilerimiz bile neden bir yerde pes eder? İletişimi kestikten sonra neden içimiz acır? Kabuğumuza çekilmek  en garanti yol olsa bile insan neden tedirgin olur? Bu haftasonunu bunları düşünerek geçirdim tamamen. İçine girdiğim yeni gruplarda (gerek reel gerek sanal) ya kendim bu yaban konuma düştüm ya da […]

Ağaca Konanlar Read more

Doğu ve batı

Oca 31, 2011 No Comments by

Itiraf edelim, çoğu şeyi Batı’dan öğreniyoruz. Bakıyorsunuz araştırmayı onlar yapıyor, geliştirmeyi onlar yapıyor. Uygulamayı onlar yapıyor. Bize de öğrenip, uyarlaması düşüyor genel anlamda. Daha iyisini savunacak gücümüz de pek olmuyor haliyle. O yüzden bazen doğru bildiklerimizi değiştirme eğiliminde oluyoruz, sırf Batılılar yaptı diye. Şimdi örneğin, pozitif psikoloji akımının başlamış olduğu bir dönemde hanginiz çıkıp da […]

P.S. Psiko Sosyal Read more

Çay demlemek, hayatı kutlamaktır!

Oca 31, 2011 7 Comments

Aslında bu düşünceyi aklıma ilk düşüren, çayın hemen öncesinde bir dekorasyon dergisinin “peçete süsleri” bölümü oldu. İki sayfa dolusu, pembesi, fırfırlısı, güllüsü, gümüşü, plastiği, sempatiği, elegantı çeşit çeşit peçete süsü… Üstelik ucuz da değiller. Ama bu iş bu kadar gelişmiş ve çeşitlenmiş olduğuna göre belli ki çok satılıyorlar. Peçete süsünün hiçbir fonksiyonu yok, bu nedenle […]

Read more

Ben bir gün orta yaşlı oldum.

Oca 30, 2011 9 Comments

Orta yaşlı kadın oluyorsunuz bir gün. Aniden oldu bana bu. Sizi bilmem. Ya daha zaten gençsiniz ya da gerçek yaşınızı kabullendiniz. Ne güzel. Tebrik ederim. Kimse size söylemiyor. “Genç “lafı  birden ortadan kalkıyor, işin garibi  yerine de bir şey gelmiyor. Sizin anlamanızı bekliyorlar. Ben anlayamadım. Hala kavrayamadım. Ben 39 yaşındayım. Uzun yıllardır… Sakın yanlış anlamayın. […]

Read more

Şubat

Oca 30, 2011 No Comments

Gezegenin ay saati şubata 1 kalayı gösterirken; gücüne, büyüsüne ve hikmetine inandığım bu ayla ilgili bir şeyler yazmak istedim. Aşk, umulmadık yerlere baharı getirir derler ya; işte o umulmadık olma hali şubat için de geçerlidir. Yılın en soğuk ayı olduğu halde araya sıkıştırılmış sıcacık kutlamalarla kuşkusuz yılın Aşk ayıdır da şubat. Öpüşme gününü kutlarız biz […]

Read more

Akıl Vergisi

Oca 30, 2011 No Comments

Dostlarından biri, Fransız kralı 15. Louis’ye: – Majesteleri, demiş. Akıl vergisi almayı hiç düşündünüz mü? Hiç kimse budalalağı kabul etmeyeceğine göre, herkes böyle bir vergiyi seve seve öder. Kral, alaylı alaylı gülerek: – Hakikatten enteresan bir fikir, cevabını vermiş. Bu buluşunuza karşılık, sizi akıl vergisinden muaf tutuyorum.

Read more

Gandhi'nin duası

Oca 30, 2011 No Comments

Tarihte bugün olanlara göz gezdirdiğinizde,  düşünce ve eylemleriyle ilham kaynağı olmayı sürdüren Mahatma Gandhi’nin, 1948 yılında bugün, fanatik bir Hint genci tarafından öldürüldüğünü göreceksiniz. Gandhi’yi, ölünceye dek her gece tekrarladığı bir duayı anımsatarak analım. “Tanrım! Güçlülerin yüzüne gerçeği söylemek, zayıfların alkışını ve sevgisini kazanmak ve yalan söylememek için bana yardım et. Eğer bana para verirsen, […]

Read more

66

Oca 30, 2011 No Comments

Dün İran’da Zehra Bardami’nin asılmasıyla birlikte, ülkede bir yıl içinde asılan insan sayısı 66 olmuş. Hollanda vatandaşlığını tanımayan İran, Zehra’nın yetkililerle görüşmesine bile izin vermemiş. İnsan hakları işlememiş yine, kurdukları kara düzenin içinde kendi insanlık dışı kurallarını uygulayanlar kazanmış. Tüm gazetelerde farklı cümlelerle bir küçük habere dönüşmüş olay, öyle küçülmüş. Falanca filanca ile ayrılmış, yeniden […]

Read more

İki Yürek Arası

Oca 29, 2011 2 Comments

Başlı başına kelimeleri sessizleştirdiğimiz ya da sözsüzlüğü o anda kutsal saydığımız bazı meselelerimiz vardır, değil mi? Eşimiz ile yaşadığımız çıkmazlar, dini sorgulayışlarımız ya da kim bilir kendimize bir hayli uzak olduğumuz minik zamansı dilimler. Öyle anlarda biliriz ki bir tek sözcükle gökyüzü korkunç hale gelebilir ve onunla birlikte her şey. Gök hırpalanadursun gecenin eşliğinde, bizler […]

Read more

Örtücü, tırmanıcı ve çarpıcı.

Oca 29, 2011 4 Comments

Ben bu botanik hallerimle, asi bir rüzgara kapılıp bambaşka bir iklimde açarsam gözlerimi… Ne ben şaşırırım buna; ne elim, ne tenim, ne saçım, ne de kirpiğim… Nerede mi? Kim bilir belki yağmur ormanlarında; çölde belki ya da çok uzak gizemli bir adada… Hep bir çiçeğe ya da yaprağa benzetişim kendimi; bu kapılıp gitme isteğimdendir, gibi […]

Read more